Galatasaraylı bir Michael JACKSON hayranı. 1996 yılında kasa montajı ile başladığı bilgisayar serüveni onu sırasıyla notebook tamiratı, web sitesi tasarım ve yönetimi, editörlük, Dijital Pazarlama Uzmanı, SEO ve Danışmanlık hizmetlerine kadar getirdi, hala kıramadığı firmalarla site çalışmalarına devam etmesine karşın, sosyal medya üzerine odaklı.
İnsanlara tanıdığım şans kadar benden gidenleri bir ben bilirim. Her adım attığımda ve her el uzattığımda, zor günlerinde yanında olduğum insanların nasıl bana sırt döndüğünü bir ben bilirim. Artık dünyanın merkezine koydum kendimi. Bu halime “bencillik” diyenler, zamanında kendilerini adam yerine koyduğumdandır. Sırtımdan vurduklarında hissettiğim acıyı bir ben bilirim. Beni bilen böyle bilsin. İster saygı duysun bana, ister silsin. Kendi yolumda nasıl yürüyeceğimi kimseler söylemesin bana. Varacağım yeri Allah, duracağım yeri ise bir ben bilirim.
Boşverdiklerim var benim. Artık vazgeçtiklerim. ‘Olmazsa olmaz‘ dediklerimin, olmayabileceğini de öğrendim. ‘Neyse..’ dediklerim var benim. ’Sağlık olsun‘ deyip geçtiklerim. Hem ben artık eski bende değilim. Hayallerim yok benim ve ‘Şöyle olsa ne güzel olur!‘ dediklerim. “Hayırlısı olsun” demeyi öğrendiğim gün, hayallerimden vazgeçtim!
Bir çok hatalar yaptım şimdiye kadar, inkar etmiyorum, etmemde. Ders aldıklarım oldu, almaya vakit bulamadıklarım da. Duyduklarım doğruysa zaferlerim, farklılıklarım, örnek alındığım durumlar da olmuş. Ahımı alanlar faturasını ödüyorlarmış. İyi ki yapmışım dediğim şeylerde var keşkelerim de. Şimdi yeni bir hayatım var, yeni insanlarla, yeni yerlerde, yeni zamanlarda. Eskilerde var hafızamda ama çoğu eski yerlerde, eski zamanlarda. Geri döndürmek istediğim zamanlarımda var, engellemek istediğim başlangıçlarım da.
Hayatımdan seneler çalan insanlar iyi ki çalmışlar, iyi ki olmuşlar hayatımda, büyütmüşler beni. Hafızamdan silmek istediğim görüntüler, silemediğim sözler var. Duymamış olmayı istediğim ama duyduğum, kimilerinin gözüne sokmak istediğim “GERÇEKLERİM” var. Bazen saklı kalmasını doğru bulduğum; hepsinin bir yeri ve zamanı olduğunu bildiğim, içimde tuttuğum bir çok şey var!
Ey, benim iyimser hâllerim, çabuk aldanışlarım, hep inanışlarım, Alttan alışlarım, hatayı hep kendimde buluşlarım, değmeyecekleri kafama takışlarım, yoktan yere, akıp giden gözyaşlarım, herkesi, insan yerine koyuşlarım, hepinize elveda. Artık ben kimsenin, Hiç kimsesi olmayacağım!
Susmayı öğrendim, çok Konuşanlardan. Alçak gönüllü olmanın, erdemini tattım çok bilmişlere inat. Gerçekten bilenlerin, az konuştuğuna şahit oldum sessizce. Her yaşananın, sadece bir deneyim olduğunu kavradım. Değmeyenlere, çok anlam yüklemenin ruhuma verdiği zararı keşfettim. Kendim olmayı seçtim, başkalarından alınmış parçalardan oluşmayı değil!
Kendi hayatlarını yönetemeyenlerin, diğer hayatlara müdahalelerine güldüm sadece. Kokuşmuş zihniyetlerin, yalan gülümsemelerin içinde yer almaktansa; Uzaktan onlara seyirci kalıp, İnsanlığımı korumayı öğrendim. Varlığımı hak edenleri hayatıma dahil etmeyi, Hakketmeyenlere HOŞÇA KAL demeyi; Bu uzun yolda YALNIZ ama BAŞIM DİK yürümeyi öğrendim.
Dün “canım” olan yarın “düşmanım” olmaz benim.
Yaşananların hatırı hep saklı kalır.
Hatırları sorulur selamları hep alınır.
“SİLDİKLERİM” vardır bir de!
Onlar yanlışlarım ve pişmanlıklarımdır.
Adları anılmaz hatırları sorulmaz sadece beddualarımdır.
Vicdanla birlikte.
“ŞEREF” ararım ben sevdiklerimde;
Her zaman doğru değildir elbet seçimlerim.
Zaman gelir “ŞEREFSİZ”leri de severim.
Her yerde gözüm kulağım vardır benim.
“Eksik söylemek yalan söylemek değildir!” mantığındaki,
Beni değil kendini kandırır yalnızca.
Bilmezden gelişlerim aptala yatışlarım,
Kaybetme korkumdan değil
Karşımdakilerin yalan söyleme potansiyellerine olan merakımdandır.
“İnkar” olmaz benim hayatımda.
Yaşananı “YAŞANMAMIŞ” saymam.
Sayanları da SAYMAM.
Kelimelere sığmaz
SAYFALAR SÜRER BENİ ANLATMAK
Ama ne kadar anlatılırsa anlatılsın;
YAŞAYAN BİLİR BENİ,
YAŞAMAYAN ANLAMAZ.
Ağırdır sevmelerim Her “YÜREK” taşıyamaz.
Büyüktür umutlarım her “OMUZ” kaldıramaz.